1.9.15

Mykonos için söyleyeceklerim




 Geçen yıl mykonos'tan döndüğümüzden beri bu yıl gideceğimiz günü konuşuyorduk desem ne kadar sevdiğimize dair bir fikir vermiş olurum sanırım :)

Eğer dans etmeyi,eğlenmeyi,ege denizini,yunan mimarisini,maviyi,beyazı,güneşi,kumu seviyorsanız;

tabularınız yoksa,özgürlükten yanaysanız,insanların tercihleri sizi rahatsız etmiyorsa;

atv tepesinde sırt çantası ile ulaşım işkence değilde büyük bir keyif gibi geliyorsa;

Mykonos'ta mutlu olursunuz..



Greek yogurt!


Mykonosta benim bir gün'üm : 09.00 uyanma ,ayılma,giyinme,havuz,ardından kahvaltı hazırlama,sohbet eşliğinde ye iç,toparlanma,kahve, yine havuz derken evden çıkış14.00,
hangi beach'e gitsek? 
Atv'lerle sahile ulaşma.
Yerleşme, denize girip çıkma ,güneşlenme ,birşeyler atıştırma derken artık 16-17 arası gitgide artan müzik sesi ile eğlence başlar.
İçki,dans,deniz üçlüsü arasında gidip gelirken saat 22.00,artık yorulduk eve gidip dinlenip yemek yiyip geceye hazırlanmalıyız.
Akşam mutlaka iyi bir Dj var,ona gidiyoruz. 
Eve git havuza gir ,duş,birşeyler atıştır saat oldu 00.30,haydi kulübe.
Ana DJ'in çıkması 3.30,programının bitmesi 6.00,toparlanıp çıkıp eve gitmemiz 6.30; haydi yatağa.
Alarmı 10'a kurayım da biraz uykumu alıyım diyen ben.
Ertesi gün aynı tempo devam.
Yorulmayan,enerjisini bu tempoda hiç kaybetmeyen bizler. 

Her gün buna yakın geçti,eğlenmek demiştim di mi ;)  şişe açtırıp masada sallanmalı değil kokteyllerinizi alıp istediğiniz gibi özgürce dans edebileceğiniz bir ada mykonos:) Kimse birbirinin umrunda değil,kasan yok yani.


Super paradise beach :  En çok eğlendiğim beach benim.Sahne şovları,dansçı kızları ve dj'i çok başarılı,eğlendirmeyi biliyorlar .Aynı zamanda denizi ve kumu da çok güzel.Kiraladığımız ev'i özellikle bu beach'e yakın seçtik hatta öyle diyim:)

Nammos : Adada en çok nerede kasılıyor deseniz buranın adını içim rahat veririm.Hem adanın en pahalı beach'i hem de garsonların tavırlarını hiç sevmediğim bir yer benim.Bulunduğu koy'un(psarou) denizi ise müthiş ama hemen yanında 2 tesis daha var bu koydan yararlanabileceğiniz,hem de nammos'ta şezlong 30-40 euro iken yan tarafta 15 eu? Yarım günümüzü geçirdik nammos'ta happy hour başladıktan sonra da koşar adım super paradise'a :)Biraz beklentiyle de alakalı sanırım bizi tatmin etmedi.

Tropicana : Şimdi eğlence olarak burası da çok başarılı,ama ben burda sürekli mikrofonu ile konuşan filli amcaya pek ısınamadım geçen yıldan beri.Bir de burada daha 16,17 den başlıyor yaş ortalaması.Ama eğlenceli yer'dir denizi kumu müziği ,gitmemek,denememek için sebep yok.

Elia Beach:Herşeyi ile gerçekten çok güzel bir yer elia.Daha çok ailelerin geldiği,sağ tarafta ise gay'lere özel olduğunu tahmin ettiğim(sadece gay'ler vardı çünkü) bir yer.Sahil'de birkaç farklı beach var,denize girmek için en güzel yerlerden..Gün'ü burada geçirip akşamüstü daha hareketli yerlere geçiyoruz biz..

Panormos:Denemek istediğim ama bunu isteyen tek kişi olduğum için ısrar etmediğim bir beach'ti.Gideceğiniz gün rüzgar'ın ne taraftan estiği önemliymiş,yerli birine sorup gitmeli o nedenle 'nasıldır' diye..Ama pek güzelmiş içimde kaldı:)

Yemek için bir tavsiye verebilmem zor çünkü oturup yemek yiyen değil de sürekli hareket halinde bir gruptuk.Bir de evi o kadar sevdik ki marketten aldıklarımızı hazırlayıp evde atıştırarak geçti yemek fasılları.Gece kulüp sonrası 4-5 civarları acıktığımızda da  pita yedik. Bizim dönere benzeyen pide arasına konulan bir tür sandvic.

Konaklama için ise geçen sene otel'de kalmıştık Ornos bölgesinde,Sea view adında.Manzarası,hizmeti,odaları gayet güzeldi.Ama bu yıl daha kalabalık gidiyoruz diye hem de son dakikaya kalan konaklama için önümüze güzel alternatif te çıkmayınca ev tutalım dedik.
Villa Mando adında google'dan bulabilirsiniz.Sahibi Costas çok yardımcı ve çok tatlı biri.Booking'de de olduğundan iki şekilde de fiyat sorun derim.Biz booking'den yaptık rezervasyonu daha uyguna geldi.


Ulaşım için en güzel iki secenek scooter&atv.Scooter da denge problemi yaşanabileceğinden(alkol) en garanti atv.Araba'yı alternatif olarak bile düşünmeyin çünkü o sizi değil siz onu taşımış olursunuz.Ciddi park problemi var adada,ne kadar küçük o kadar iyi.Biz 7 kişiydik ve toplam 4 atv kiraladık.ATV'ye rağmen park bulmakta zorlandığımız zamanlar oldu..





Gece;
Adanın en en güzel hatta tek güzel kulubü Cavo Paradiso. Ses sistemi,dekorasyonu ambiansı muhtesem! Steve Aoki'nin geldiği tarih aralığına denk getirip gittik Mykonos'a ve iyi ki yapmışız,müthiş bir sahne şovu var steve aoki'nin inanılmaz eğlendik.

Paradise club 'a da gelen Dj'e göre gidilebilir.Bizim gittiğimiz gece çok popüler bir DJ olmamasına rağmen çok eğlendik,cavo'dan sonra 2. sıramda diyebilirim.

Mykonos merkez'de genelde tavsiye edilen Astra ve İnterni var ama  yukarıdaki iki kulüpten sonra bize çok yavaş geliyorlar,daha bi sohbet etmeli mekanlar,hiç girmedik o yüzden.

Geçen yıl çok sevdiğimiz Skandinavian bar bu yıl baya kötüydü,temmuz ağustos arasındaki fark mı bilmiyorum ama 1 saatte çıktık içeriden ve astra'nın karşısındaki  Bonbonnière 'e geçtik,burası da istanbul gece kulüpleri tadında,kasanı çok eğleneni az,biz dans edenlerdendik,kalın cüzdanlı genç hanımlı yaşlı amcalar ise oturuyordu :)


Her yaz heyecanla beklenen bir adres oldu mykonos bize.
Eğlenmeye dans etmeye mykonos'ta başladık diyebilirim hatta müzik tarzımız bile değişti :)
Seneye kalabalık olmazsak muhtemelen yine otel'de kalırız diye düşünüyoruz çünkü kahvaltı hazırlama ,toparlanma, çıkma derken saat 2'yi buldu hep,benim gibi deniz sevenlere biraz geç kalmışlık hissi yaratabiliyor bu saat :)

28.8.15

Spor da kim?



Geçtiğimiz yıl'a kadar ;okulun basketbol takımındaki yedek günlerimi saymazsak;

spor kim? spor ne?



Sizin için oturdum hesapladım ; şu an'a kadar iki kez yüzme'ye ,iki defa power plate'e,dört kez de spor salonuna kayıt olup gitmemişim ;sevgiler.

Temposu yüksek sporlar öncelikle bana göre değil.Çünkü ne zaman böyle birşey deneyip kendime yüklensem yaklaşık 20 dakika sonra  kendimi yerde ;ayaklarım havada,gözlerim kararmış ; tansiyonum düşmüş vaziyette yerde yatarken buluyordum kendimi.
Bu da beni spor'dan soğutuyordu.

Bir yerde ; bünyesi yüksek ritmli sporları kaldırmayan kişilerin; pilates,yoga gibi dallara yönelmesi gerektiğini okuduktan sonra bir de böyle deneyelim bakalım diyerek mat pilates dersine yazıldım ve hayatıma pilates o gün girdi daha da çıkmaz.. 

Bir de 'incelme' gibi bir beklentisi olanların kendi vücut ağırlığı dışında herhangi bir ağırlıkla çalışmaması gerektiğini okuyunca yıllardır aradığım şey'in pilates olduğunu gördüm :)

Bir kere herşeyden önce ;başlamak için o enerjiyi içimde bulmamı sağlayan şey kesinlikle yediklerim!

Bizi mayıştıran,uyutan,ayıltan bize enerji verenler tamamen gün içerisinde aldığımız gıdalar.

Yani beslenme düzenimi hafifletip kendimi çöp gibi doldurmaya devam etseydim muhtemelen hala hareket etmek için üşeniyor o enerjiyi ve isteği içimde bulamıyor olacaktım,ikisi büyük oranda orantılı.

Pilatese haftada 2 kere ders verilen bir salonda başladım ilk ay ve çok yetersiz bulduğumdan yer değişikliği yapıp 3 gün'e çıktım.

Ardından çok fazla sohbet muhabbete döndüğünden dersler ,ben evde devam edebileceğime inanıyorum öğrendiklerimle dedim ve mat'ımı,topumu,lastiğimi sipariş verdim .

Kimi zaman öncesinde kimi zaman sonrasında çıkıp bi 30 dakika yürüyüş yaptım.( beril oymak tavsiyesidir:) )

Haftanın en az 4 gününü aktif geçirdim bu şekilde.Yapmadığım günler zor geldiğinden değildi (aksine kendimi suçlu hissediyordum hareket etmeyince) biraz bacağım dinlensin diye 1-2 gün ara veriyordum(sağ bacağımda platin var,zorlanınca ağrı oluyor).

Canım istemediğinde biraz moralim bozuk olduğunda da sadece yürüyordum,hem enerjimi atmış olup hem de kafamı dağıtıyordum..

Haziranda ise reformer'ı denedim bir ay.Merak içindeydim bir süredir ve kesinlikle çok sevdim! Ders çok keyifli geçiyor ve sonuçta veriyor..

Özet geçmem gerekirse;ben pilatesten derse giderken değil de evde kendi düzenimle yaparken daha iyi sonuç aldım;

Yani bahane yok :)

Önce kendime bir süre verdim başlarken 2 ay'dan önce pes etmek yok,bekleyip sonuç alıp almadığını görmelisin dedim. Çünkü değişikler başladığında ve emeğinizin boşa gitmediğini görünce daha da istekle sarılıyor ve hayatınızın merkezine koyuyorsunuz spor'u.

Sabretmek çok önemli ;)

Temiz beslenme ve spor benim istediğim sonucu almama sebep olan ve hayat tarzımı değiştirmemi sağlayan iki güçlü etken.

Durmayın
Harekete geçin ;)


Mekan tavsiyesi veremiyorum çünkü adresler istanbul içinde değil




27.8.15

Aslında kolay mıy mış mı


2014 mykonos             &         2015 mykonos

Yukarıdaki fotograf; sol taraf geçen yıl elia beach'te çekildi sağdaki ise bu yıl elia beach'te.



Bu değişim sürecinde en etkili bulduğum yöntemlerim ;

1.Yanımda yemek taşıyorum; kaç öğünü yahut ara öğünü dışarıda yiyeceksem planlayıp evden hazırlayıp öyle çıkmaya başladım.Zaten kızlar olarak büyük çoğunluğumuz'un taşıdığı çanta boyutları malum;transfer sıkıntı olmuyor.Kullanışlı kaplar edinip içerisine ;karabugday-brokoli-domates-lor, kinoalı yeşillikli salata, çok uzun zaman yoksa eğer yememe;tavuklu çiğ ıspanaklı avokadolu lavaş arası wrap gibi ana öğünler,yahut ; chia puding,yulaf lapası,yulaflı-muzlu kurabiye,badem,kaju,patatesli browni gibi ara öğün olabilecek seçenekler.

Yine eğer kısa süre içinde tüketeceksem sebze suyumu hazırlayıp yolda da içtiğim oluyor.
Yanımda her türlü seçenek olduğundan market raflarına yahut arkadaşlarımın tabaklarına da saldırmamış olup uzun süre midemi de boş bırakıp kan şekerimi de düşürmedim :) wuhuuu! 

2.Alkali diyeti kitabını okudum.Aslında her kitap başka birşey söylüyor ve hepsinin dediğini uygulamak mümkün değil.Tahıl beyin,Buğday göbeği vs çok çeşit kitap ta var yeni çıkan bende merak uyandıran.Neyse ;Alkali diyeti aslında diyet gibi de değil,benim kitaptan aylar sonra bile hala uyguladığım iki şey var ki ;ilki suyumun içine içmeden önce mutlaka limon sıkmak ;bu özellikle benim gibi suyun o tatsız halini sevmeyip su içemeyenlerdenseniz su içirten bir hareket oluyor,seviyorum.Diğeri ise akşam yatmadan önce bir bardak elma sirkeli su içmek.İkisini hayatıma soktum artık ama diğer detayları tam olarak değil.Ancak kitap çok faydalı ,okuyun derim;)

3.Paylaşmak.Evet hem sevap point'leriniz artıyot hem de fazla yememiş oluyoruz:)

En sevdiğimiz cheesecake'i ,kurabiyeyi vs yapacağımız zamanı tam misafir'e denk getiriyor yahut pişer pişmez kapıp dışarı çıkıyor eş dost ile paylaşıyorum.Hem tatmış oluyorum hem de o son kalan dilimler aklımda bir soru işareti oluşturmuyor akşam çünkü ortada arta kalan birşey olmuyor;) Nadiren de olsa dışarıda sipariş vereceğim canımın çok istediği zararlı birşeyi bile yanımda en az 1 kişiyle beraber yemek üzere sipariş veriyorum;paylaşmak güzeldir :)

4.Değiştirerek. Kullandığım malzemeleri eşdeğer başka malzemeler ile değiştirerek. Fıstık ezmesine bayılıyorum ama artık evde 15dkk da kendim yapıyorum;içine ne koyduğumu biliyorum ,Pancake çok seviyorum ; ama beyaz un yerine yulafı blender da un haline getirip kullanarak,browni mi istiyorum un yerine tatlı patates yahut siyah fasülye kullanarak,çikolatadan vazgeçemiyorum; sütlü seven ben artık en az %54 kakaolu dan başkasını yiyemiyorum,puding mi canım çekti avokado muz ve kakaoyu blender dan geçiriyorum ve daha birçok birçok  şey.

5.Sebze suyu'na başayarak. 3 çeşit sebzeye 2 çeşit meyve ile oranlayarak hazırladığım sebze sularım.Hazırlaması çok keyifli tadı harika,çiğ sebzeden direk aldığım vitaminler!Artısı o kadar çok ki! 
Bazen ara öğün olarak,bazı zamanlarda ise içine yulaf ya da chia tohumu koyarak öğün yerine içtim.Özellikle öğle yemeğimi geç yiyip acıkmadığım zamanlar 7-8 gibi günü sebze suyu ile kapatırken çok işime yaradı bu iş.


Herşeyden önce irade ve istek ,bu ikisi birleşince büyük değişimler yaşamamak için ortada hiçbir sebep kalmıyor.Bedenimize daha iyi bakıyor olmanın verdiği mutluluk ise bambaşka.

Beslenmemi değiştirmem cildimi bile değiştirdi artık daha bir parlıyor daha bir dirileşti.

Beslenmek daha çok içimi spor ise dış görünüşümü değiştirdi;

Spor'a nasıl başlayabildim o da yarın geliyor..

15.8.15

Yazar nasıl değiştiğini anlatıyor


Bir zamanlar ;  diyetler yapmış,kilolar almış-vermiş,hep bir tatlı yiyesi olan hatta azıcık şeker bağımlısı ,mutfakla alakası olmayıp yemek yapmak nedir bilmeyen,abuk sabuk zayıflama ilaçları kullanmış, spora başlamış ama salona 3. kez bile gitmemiş,gerek kilosundan gerek fiziksel halinden hiç memnun olamamış biri yazıyor olacak aşağıdakileri, bilin istedim :)

Son ölçümlere göre boyum 1.70  kilom ise 52.3.

Ocak ayında tartıda 57'yi gördüm.


Çok mu kiloluydum,hayır; ama yaklaşık 9 yıldır inemediğim kiloya indim.Daha önemlisi            değiştim:Ruhen ve bedenen.
Sadece kilo değil sanki 2 katı kilo vermişim gibi bedenim de değişti.(pilates)

Kilo vermek sadece tartıdaki sayıyı spor ise vücudu değiştirirmiş;bunu öğrenince harekete geçtim daha dogrusu hareket etmeye başladım.


Ne değişti?

Bi kere sistem değişti,artık kibrit kutusu peynir,3 zeytin yok; yulaf var chia var kinoa var tatlı patates var var da var. E haliyle sağlıklı,dolayısı ile hafif beslenmek için çeşitlilik hat safhada.

Ben nasıl değiştim?

Başta 'diyet' gibi bir hata yapıyor olmamı farketmemle başladı herşey.Geçici bir süre için başlanan hiçbirşey başarıya ulaşmıyor,hele ki beslenme ya da spor ise bu.Kalıcı birşeyler yapmalıydım,bunu farkettim.


Ve değişmek için beni motive eden tam 6 şey oldu ;

1. Önce vücudumun şeklini,boyumu kabullendim ve önüme ulaşabileceğim bir hedef koydum. Şu vücudu istiyorum deyip bir miranda kerr fotografından ziyade ulaşması daha kolay olan ütopik olmayan bir hedef seçtim.Bu saatten sonra ne boyumu uzatabilirim ne de genlerimden gelen kemik yapım ve bacak boyuma bir etki edebilirim. Ve onun poposu gibi bunun bacağı gibi değil de ; sahip olduğum vücudumu daha sıkı, toplu ve fit hale getirmeyi amaçladım.
Fiziksel olarak memnun olmadığım çok dönem oldu kendimden ama bunu yine ve yine kendimle aştım,kabullenmek ve başkasının sahip olduğunu irdeleyerek değil kendime dönerek,sahip olduğuma şükrederek..
Her gün görmek üzere önüme koyacağım fotograf hakkımı; ulasabilecegim, normal ölçülere sahip fit bir vücuttan yana kullandım.Victoria's Secret mankeni yok unutmayın :)



2. Motivasyonumun en en mühim kısmı başlamak üzere olduğum şey'den sonuç almış olan insanlar. Öncesi/Sonrası fotografları.Farklı farklı vücutların haftalar içinde nasıl değişip ne kadar iyi hale geldiklerini görmek.Ben Kayla_itsiness hesabındaki fotograflardan çok motive oldum,hepsi gerçek ve birbirinden farklı deneyimler.
Ve sık sık kendi fotografımı da cektim;sonuç böyle oldu;


3. Yasak yok.Beynime hiç bu sinyali göndermedim ben.Eğer canım birşeyi çok istiyorsa tattım,yetmediyse yedim.Haftanın en az 6 günü dikkat ettim yediklerime olmadı 5. Arkadaslarım öğle yemeğinde ağır bir yemek planı yaptılarsa da planı bozmadım; ben de yedim onlarla, seçenek hakkın varsa menüde kendi beslenme düzenime göre seçimler yaptım yahut daha az miktarda yedim,ama  aksamı sadece sebze suyu ile kapatıp dengeyi kurmayı öğrendim.

Seyahatlerde de yemek istediğim herşeyi yedim,sabah zaten ne kadar zararlı beslenebilirim dedim,pizza yesem de zaten bütün gün yürüyor ,hareket ediyorum dedim ve kendime işkence etmedim canımın istediğini yemeyerek ,zaten öyle bir düzen oturtmuşum ki bünyemde 1 hafta italyada kruvasanı pizzası makarnası içkisi yarım kilo dahi almadan geldim :)

  Napoli den de pizza yemeden mi dönseydim :)
 Capri de kahvaltı,tek zararlısı ve  en güzeli kruvasanlar :)
 Capri de bir öğle yemeği:)
Sabah günahım :)Yine olsa yine yaparım..

4.Gerek pinterest'te gerek beril'in blogunda sağlıklı malzemelerle de ne kadar lezzetli şeyler hatta tatlılar bile yapıldığını öğrendiğimde dönüm noktası yaşadım;artık beyaz şeker yoktu hurma vardı.Gördüğüm tarifleri denemeye hatta kendi tariflerimi yaratmaya başladım,hem lezzetli hem de zararsız yoluma taş koymayan yiyecekler hazırlıyordum.Daha fazla araştırmaya neredeyse sevdiğim herşeyin sağlıklı versiyonunu oluşturmaya başladım.

 Muz,yumurta ve yulaf ile mikrodalgada 3 dakikada yapılan hem kahvaltı hem tatlı mmm
 Tatlı patates ve hurma'dan browni!
Karabugdaylı brokolili bir kavanoz :)

5. Yeni tabaklar,kaşıklar,bardaklar ve peçeteler aldım görüp beğendikçe.Yeni yeni tarifler deneyip aldığım tabaklarda sunup fotograflarını çekmeye başladım.Her yeni gün'e bugün neler hazırlasam diye uyanmama sebep olan detaylardı bunlar.İçinde yemek yenilen tabaklar,kullandığınız peçeteye kadar hepsi çok önemli motive eden ince detaylar.



6.Kendime yeni spor kıyafetleri aldım.Gerek tayt gerek kısa 'bra' üstler olsun ;insanda her geçen gün içinde daha güzel görünme isteği uyandırıyorlar.Ne de olsa alışveriş'in verdiği motivasyon bir başka şimdi kabul edelim:)




Bu 6 şık benim karar vermeme ve başlamama sebep olan en önemli etkenler.Bir süre için yaptığım birşey değil hiçbiri aksine hayat tarzı haline getirdiğim bir düzen oluşturdum ve karşılığını aldım.Sorularınız olursa yorum bırakabilirsiniz; bu konunun devamı farklı başlıklar ile gelecek.

Ben şimdi tatile gidiyorum dönüşte bir before / after ile devam.